Ancak aradan geçen 110 yıla rağmen mezarlık kaderine terk edilmiş, bakımsız haliyle ziyaretçilerin yüreğini burkuyor.
Bölge tarihine dair araştırmalarıyla tanınan Hüseyin Naim Güney, dönemin dramını şöyle aktarıyor:
"1916'da Trabzon'dan yaya olarak yollara düşen yaşlılar, kadınlar ve bebekler Bekirli civarına ulaştıklarında bitkin düştüler. Önemli bir kısmı salgın hastalıklar ve açlık nedeniyle burada hayatını kaybetti. Köy halkı, bu insanları İslami vecibelerle defnetti ancak isimlerini bilmedikleri için mezar taşlarına bir şey yazamadılar. Mezarlar kaybolmasın diye başuçlarına düzgün taşlar diktiler. O taşlar bugün hala orada; isimsiz ve sahipsiz ama derin bir insanlık borcunu hatırlatıyor."
Araştırmalara göre mezarlıkta tahminen 200 ila 300 muhacir bulunuyor. Güney, alanın koruma altına alınması ve bilgilendirici bir şehitlik anıtına dönüştürülmesi gerektiğini vurguluyor:
"Bu mezarlık yalnızca bir defin alanı değil; savaşın siviller üzerindeki yıkımının, zorunlu göçün ve insanlık onurunun sessiz bir belgesidir. Alanın tespit edilmesi, koruma altına alınması, bilgilendirici bir tabela konulması ve düzenli bakımının sağlanması gerekiyor."
Bekirli Mahalle Muhtarı Ziya Yıldız, 2004 yılından bu yana sürdürdüğü muhtarlık döneminde defalarca proje ve ziyaret olmasına rağmen hiçbir somut adım atılmadığını belirtiyor:
"Ben 5. dönemim. Göreve geldiğim günden bugüne ilçe belediyesinden, büyükşehir belediyesinden hatta Trabzon'dan çok sayıda heyet buraya geldi. Projeler hazırlandı ama sonra unutuldu. Artık sadece bir tabela da yeterli değil, buranın baştan aşağı düzenlenmesi gerekiyor."
110 yıllık tarihe tanıklık eden Kimsesiz Trabzonlular Mezarlığı, bakımsızlığıyla hem geçmişin acı hatırasını hem de günümüzdeki ihmali gözler önüne seriyor. Yetkililerden beklenen, bu önemli tarihi alanın korunması ve gelecek nesillere aktarılması.