Amerikan arşivlerine yansıyan bu sıra dışı sevkiyatın, yalnızca bir hayvan transferi değil; diplomatik, bilimsel ve askerî boyutları olan çok katmanlı bir ilişki ağı oluşturduğu ortaya çıktı.
Araştırmacı Taner Özdemir, Erzurum kökenli çoban köpeklerinin Amerika'ya uzanan bu bilinmeyen hikâyesinin, Türk-Amerikan ilişkileri alanında otorite kabul edilen akademisyen Dr. Işıl Acehan tarafından kaleme alınan "Erzurumlu Çoban Köpekleri" başlıklı akademik makaleyle bilimsel zemine oturtulduğunu söyledi.
Taner Özdemir'in aktardığı bilgilere göre, süreç ABD Tarım Bakanı Henry Wallace'ın, 1930'lu yılların sonunda başlattığı "dünyanın en iyi çoban köpeğini bulma" projesi kapsamında şekillendi. Dönemin Türkiye'nin Washington Büyükelçisi Mehmed Münir Ertegün aracılığıyla Ankara'ya iletilen talep, Cumhurbaşkanı Mustafa Kemal Atatürk'ün onayıyla resmiyet kazandı.
O dönemde köpek ihracatı yasak olmasına rağmen, Erzurum'un yüksek yaylalarından biri dişi biri erkek olmak üzere seçilen Karabaş ve Fındık, istisnai ve sembolik bir diplomatik jest olarak ABD'ye gönderildi.
Dr. Işıl Acehan'ın arşiv belgelerine dayanan çalışmasına göre, ABD'ye ulaştırılan Karabaş ve Fındık, laboratuvar ortamlarında çeşitli bilimsel testlere tabi tutuldu. Güçlü içgüdüleri, bağımsız karakterleri ve koruma yetenekleriyle dikkat çeken köpeklerin, II. Dünya Savaşı yıllarında ABD Donanması tarafından Maryland'de bulunan bir telsiz istasyonunun korunmasında görevlendirildiği belgelere yansıdı.
Karabaş ve Fındık'ın Amerika'daki bu yolculuğu, yalnızca kendileriyle sınırlı kalmadı. Çiftin ABD'de dünyaya gelen yavruları Joe da akademik çalışmada ayrı bir başlık altında ele alındı. Böylece Erzurum yaylalarından başlayan hikâye, Amerikan topraklarında devam eden yeni bir kuşakla tarihe geçti.
Türkiye Dil ve Edebiyat Derneği Erzurum Şubesi Yönetim Kurulu Üyesi Taner Özdemir, bu sürecin Erzurum'un hayvancılık kültürünün uluslararası alanda görünürlük kazanmasının nadir örneklerinden biri olduğunu vurguladı. Özdemir, "Dr. Işıl Acehan'ın titiz arşiv çalışmaları sayesinde bu hikâye diplomatik ve askerî yönleriyle netlik kazanmıştır. Erzurumlu çoban köpekleri, yalnızca tarımsal ya da kültürel değil, askerî bağlamda da değerlendirilmiştir" dedi.
Araştırma, Erzurum'un sert ikliminde yetişen Anadolu çoban köpeklerinin, 1938 yılında Türkiye ile Amerika Birleşik Devletleri arasında kurulan sıra dışı bir ilişkinin parçası hâline geldiğini ortaya koyuyor. Karabaş, Fındık ve ABD'de doğan yavruları Joe'nun hikâyesi, Anadolu'dan dünyaya uzanan sessiz ama etkili bir tarihsel bağın somut örneği olarak dikkat çekiyor.