Doğal güzellikleri, termal kaynakları ve uluslararası spor etkinlikleriyle hem Türkiye'nin hem de dünyanın önemli turizm destinasyonları arasında yer alan Ayder Yaylası, sahip olduğu masalsı hikâyesiyle de dikkat çekiyor.
Eski kaynaklardan ve bölgede yaşayan yaşlıların hikayelerinden edinilen bilgilere göre, Ayder Yaylası'nın isminin kökeninde yıllar öncesine uzanan hüzünlü ve romantik bir aşk öyküsü bulunuyor. Rivayete göre, sevdiği kıza kavuşabilmek için verdiği zorlu mücadeleyi anlatan büyük aşk hikayesi, zamanla halk arasında anlatılagelmiş ve yaylanın adı bu hikâyeden esinlenerek şekillenmiş. "Aylı Dere" kelimelerinin zamanla Ayder ismine dönüştüğü hikaye, ay ışığında yaşanan masalsı aşkın izlerini taşıyor.
İşte yıllardır dilden dile aktarılan ve Ayder' in gizemini ve cazibesini daha da artıracak olan hikaye: Zamanında Çamlıhemşin'de yaşayan bir ağanın kızı çok hastalanmış. Ülkenin her köşesinden gelen şifacılar bu hatalığa şifa olamamış. Sonunda Çamlıhemşin'de şifacı kadına başvurmuşlar. Şifacı kadın tek şifanın yörede yetişen zor bulunan bir bitkide olduğunu söylüyor. Ağa son çare otu bulup getirenle kızını evlendireceğini vadederek her yere haber salıyor. Ağanın kızına aşık avcı bir delikanlı sevdiğine kavuşmak için dağlara çıkıyor. Otu ararken ceylan görüyor ve avcılık dürtüsüyle okunu çıkararak ceylanı bacağından vuruyor. Ceylan kaçıyor delikanlı kovalıyor. Dolunay aydınlattığı üzerinden buhar çıkan bir göletin içerisinde vurduğu ceylanı görüyor. Tekrar okunu çıkarmaya yeltenince ceylanın bacağının iyileştiğini fark ediyor. Suyun şifalı olduğunu düşünerek hemen ağaya gidiyor ve şifalı su bulduğunu kızını oraya götürmesi gerektiğini söylüyor. Ertesi gün aynı yere birlikte çıkıyorlar ama göleti bulamıyorlar, genci de yalancılıkla suçluyorlar. Delikanlı da ben gördüğümde geceydi ve ay vardı diyor. Gece yöreye tekrar çıktıklarında ay ışında aydınlanan göleti görüyorlar. Ceylan gibi ağanın kızı da o suyla şifa buluyor ve genç delikanlı ile evleniyor. Aylı Dere denilen yöre zamanla Ayder ismine dönüşüyor.
Ayder yaylası henüz turizme açılmadan önce şifalı kaplıca suları ile şifa bulmak isteyen yöre insanları tarafından ziyaret ediliyordu.