Tarih: 03.02.2026 10:47

Depremde Ailesini Kaybeden Furkan, Anneannesiyle Hayata Tutunuyor

Facebook Twitter Linked-in

Hatay'da depremde ailesini kaybeden ve enkazdan 12'nci saatte kurtulan 16 yaşındaki Furkan Çaksen, anneannesi Zeynep Acar'la birlikte hayatını sürdürüyor. Depremde ölen kızının emaneti olan torununa sahip çıkan anneanne Acar, "Kızım oğlunu hediye olarak bana bıraktı" diyerek yürekleri burktu.
Kahramanmaraş merkezli depremlerde en çok yıkıma uğrayan Hatay'da, binlerce bina yerle bir olurken yaklaşık 25 bin insan hayatını kaybetti. Asrın felaketine Antakya ilçesi General Şükrü Kanatlı Mahallesi'nde yakalanan 16 yaşındaki Furkan Çaksen'in; babası 44 yaşındaki Bekir, annesi 41 yaşındaki Özlem, kardeşleri 18 yaşındaki Fatma Rabia, 10 yaşındaki Reyyan ve 4 yaşındaki Asel enkaz altında kalarak hayatlarını kaybetti. Depremde ailesinin tamamını kaybeden Çaksen, 12 saat enkaz altında kaldıktan sonra kurtarıldı. Depremde ailesini kaybeden ve aile fotoğrafından geriye yalnız başına kalan Çaksen, asrın felaketinden bu yana anneannesi Zeynep Acar'la birlikte yaşamaya devam ediyor. Enkazdan çıktığı ilk günden beri torununa sahip çıkan anneanne Acar, rahmetli kızının kendine hediyesi olarak gördüğü torununa gözü gibi baktığını söyledi.

"Depremde babamın sesini duyuyordum ama biraz ilerleyen saatlerde babamın sesi de gittikçe kısıldı"
Depremde 3 kız kardeşini, annesini ve babasını kaybedip 12 saat sonunda enkazdan çıkan Furkan Çaksen, "Deprem akşamında hep beraber son yemeklerimizi yiyip ödevlerimizi yaparak yatmıştık. Deprem günü olan saat 04.17'de bir anda ev sallanınca uyandık. Refleks olarak bir anda kardeşlerimin yanına koştum ve kardeşlerim uyanmıştı. Kardeşlerim şaşkındı ve etrafa bakıyorlardı. Kardeşlerimin yanına geçmemle evin yıkılması bir oldu. Ev yıkılınca enkaz altında kaldım. Depremin enkazında 12 saat kaldım, 4 saatini hatırlıyorum ama geri kalanını hatırlamıyorum. Depremde 3 kız kardeşimi, annemi ve babamı kaybettim. Depremde babamın sesini duyuyordum ama biraz ilerleyen saatlerde babamın sesi de gittikçe kısıldı. Samimi olduğumuz bir Mustafa Albayrak hocam, yanıma gelerek kurtardı. Sesim dışarıya duyuluyordu ama babamın sesi daha da aşağıdaydı. Dışarıdakiler babamın sesini duymuyordu. O hocam beni kurtardı. Çıktıktan sonra taşa oturduk. Ne gelecek bir kimse vardı ne de alacak biri vardı. Herkes enkazlarda hayat kurtarmaya çalışıyorlardı" dedi.

"Deprem olalı 3 yıl oldu ama bir gözümüzü kapattığımız zaman sanki dün gibi aklımıza geliyor"
Depremin üzerinden 3 yıl geçmesine rağmen gözlerini kapattığında o günleri hatırlayan Furkan Çaksen, "Deprem olalı 3 yıl oldu ama bir gözümüzü kapattığımız zaman sanki dün gibi aklımıza geliyor. Hep aklımda, hiç aklımdan çıkmıyor. Ben deprem zamanında ortaokul son sınıfken şimdi lisede 11. sınıftayım. Burada şu an anneannemle beraber yaşıyorum. Yayladağı ilçesi Şenköy Mahallesi'nde kalıyorum. Okula gidip geliyorum, beraber kalıyoruz. Üniversite sınavına gireceğim. Derslerime çalışıyorum. İnşallah öğretmenlik bölümünü kazanmayı düşünüyorum. Beraber vakit geçiriyoruz. O yaşlı olduğu için ben ona destek oluyorum. Enkazdan çıktıktan sonra hastaneye gittik. Hastanede her yerde yaralılar vardı. Doktorlar her yere koşmaya çalışıyor ama maalesef yetişemiyorlardı. Kolum şişti, kangren olacaktı ve ameliyathaneye gittik. Her yeri şişmiş insanlar vardı. Bir doktor beni çağırıp alkollü bezle koluma koydu ve ödem çıkmaya başladı. Ödemler çıkmaya başlayınca başparmağımı hareket ettirdiğim için ameliyat olmayacaksın dediler. Çünkü o zamanlarda ameliyata girenler uzuvlarını kaybedip içeriden çıkıyorlardı. Bu yüzden çok korkmuştum. Benim kolum da şişmişti ve keseceklerini düşünmüştüm" şeklinde konuştu.

"Kızım oğlunu hediye olarak bana bıraktı, torunum benim yanımda kalıyor ve bana iyice evlatlık yapıyor"
Depremin ilk gününden beri ölen evladının emaneti olan torununa bakan anneanne Acar, kızının kendine hediye bıraktığını ifade ederek "Ben o gün başka kızımda oturuyordum, düğün için İstanbul'a gitmişlerdi. O gecede ben de depremi yaşadım. Orada yaşadığım yerden çıktık ve taksinin içinde 5 saat oturduk. Çocuklar gelmedi diyorum. Haber aldık ve çocuğum ve ailesi enkazda kaldı. Çocuklarımızın yanına geldik ve enkazdan çıkardılar. Cenazeleri gömdük. Kızım öldü ama bana bir oğlunu hediye olarak bana bıraktı. Torunum benim yanımda kalıyor. Bana iyice evlatlık yapıyor. Beraber yaşayıp gidiyoruz. Evlat acısı başka ve çok zordur" dedi.




Orjinal Habere Git
— HABER SONU —