Hisoğlu, bölgede savaşın izlerinin derin olduğunu vurgularken Türkiye'nin savunma sanayii, teknoloji ve insani yardım alanındaki başarılarına dikkat çekti.
Hisoğlu, Halep'te gördüğü yıkımı anlatarak, şehirde neredeyse zarar görmemiş bir yapı bulunmadığını söyledi:
"Kurşunlanmamış bir ev, bombalanmamış bir bina, hasar almamış bir cami neredeyse yok. Osmanlı'dan kalan pek çok tarihi yapı da büyük ölçüde zarar görmüş durumda. Bir medeniyetin izlerinin savaşın gölgesinde yaralandığını görmek insanın içini burkuyor."
Bölgede tarih ve kültürel mirasın savaş nedeniyle büyük zarar gördüğünü belirten Hisoğlu, coğrafyanın kader olmadığını, güçlü irade ve liderlikle tarih değiştirilebileceğini ifade etti.
Hisoğlu, Türkiye'nin savunma sanayii ve teknoloji alanındaki gelişmelerine işaret ederek şunları söyledi:
"Savunma sanayinde yapılan çalışmalar sayesinde Türkiye artık emir alan değil, sahada oyun kuran bir güç haline geldi. Bugün sınırlarımız içinde huzurla yaşayabiliyorsak bunun arkasında güçlü bir liderlik ve kararlı bir irade var."
Bu değerlendirme, Türkiye'nin uluslararası alandaki konumunu da pekiştirdi.
Ziyaret kapsamında Hisoğlu, Azez'deki Vatan Hastanesi'ni de ziyaret ederek görev yapan sağlık çalışanlarıyla görüştü. Burada Dr. Gültekin Hacısalihoğlu'nun sözlerinden etkilendiğini ifade eden Hisoğlu, Türkiye'nin insani yardım çalışmalarına dikkat çekti:
"Suriye'de hiçbir karşılık ve menfaat gözetmeden sadece insanlık onuru için çalışan tek ülke Türkiye'dir."
Hisoğlu, Türkiye'nin hem teknolojik kapasitesi hem de insani yardımlarıyla bölgede aktif rol üstlendiğini vurguladı.
Seyit Hisoğlu, Halep ziyareti sırasında savaşın şehirde bıraktığı ağır yıkımı gözlemledi.
Ziyaret kapsamında Azez'deki Vatan Hastanesi incelendi ve sağlık çalışanlarıyla görüşme yapıldı.
Türkiye'nin savunma sanayii, teknoloji ve insani yardım faaliyetleri vurgulandı.
Hisoğlu, coğrafyanın kader olmadığını, güçlü liderlik ve irade ile tarihsel sürecin değiştirilebileceğini belirterek Türkiye'nin bölgede üstlendiği rolü gözler önüne serdi.