Yoğun katılımın olduğu programda konuşan Pekdemir, Ramazan ayının sadece bir ibadet dönemi değil, aynı zamanda kardeşlik, dayanışma ve adalet mücadelesinin güçlendiği bir zaman olduğunu vurguladı.
İftar sofralarının manevi anlamına dikkat çeken Pekdemir, "Bugün burada sadece ezanın okunmasını bekleyip midelerimizi doyurmak için toplanmış değiliz. Bizim iftar sofralarımız; kardeşliğin pekiştiği, dertlerin paylaşıldığı ve birliğimizin güçlendiği sofralardır. Zenginin yoksulla, yaşlının gençle aynı hizada oturduğu bu sofralar, tevazunun ve dayanışmanın en güzel örnekleridir." dedi.
Ramazan'ın yalnızca aç kalmak olmadığını ifade eden Pekdemir, gerçek orucun haksızlığa, adaletsizliğe ve zulme karşı durmayı da kapsadığını belirtti.
"Kalbimiz Gazze'de"
Konuşmasında İslam coğrafyasındaki gelişmelere de değinen Pekdemir, özellikle Gazze'de yaşananlara dikkat çekti.
"Bugün bizler güven içinde iftarımızı beklerken Gazze'de bombalar altında iftar edecek bir lokma ekmek bulamayan kardeşlerimiz var. Doğu Türkistan'da, Arakan'da, Yemen'de ve dünyanın birçok yerinde zulüm gören mazlumlar var. Bizler suyumuzu yudumlarken Gazze'deki annelerin feryatları kulaklarımızda çınlıyor." ifadelerini kullandı.
"Adil bir düzen için mücadele ediyoruz"
Türkiye'deki ekonomik tabloya da değinen Pekdemir, toplumda gelir adaletsizliğinin arttığını belirterek şu değerlendirmelerde bulundu:
"Bir yanda israfın ve lüksün zirve yaptığı hayatlar, diğer yanda evine ekmek götürme mücadelesi veren milyonlarca insan var. Enflasyonun ve faizci kapitalist sistemin ezdiği emeklilerimiz, asgari ücretlilerimiz ve geleceğinden kaygı duyan gençlerimiz var. Bizim davamız sadece yoksullara yardım etmek değil; yoksulluğu doğuran sistemi değiştirmek ve adil paylaşımı sağlayacak bir düzen kurmaktır."
"Gençler umutsuzluğa kapılmamalı"
Gençlere de seslenen Pekdemir, artan karamsarlığa rağmen umutlu olunması gerektiğini vurgulayarak şunları söyledi:
"Bizler 'Önce Ahlak ve Maneviyat' anlayışıyla yetişmiş bir gençliğiz. Umutsuzluğa kapılamayız. Bizim siyasetimiz makam veya ihale siyaseti değildir. Bizim mücadelemiz, bu ülkenin evlatlarının kendi yurtlarında başı dik ve onurlu bir hayat sürmesi içindir."
Ramazan ayının manevi bir yenilenme fırsatı olduğunu belirten Pekdemir, konuşmasını şu sözlerle tamamladı:
"Ramazan kabuğuna çekilme ayı değil, aksine manevi gücümüzü artırarak meydanlara daha güçlü dönme zamanıdır. Bizim orucumuz sadece yeme ve içmeye karşı değil; zulme, haksızlığa ve sömürüye karşı da tutulmuş çelikten bir kalkandır."