Muratoğlu, şiddetin sadece öğrencilerin güvenliğini tehdit etmediğini, aynı zamanda eğitim ortamının sağlıklı işleyişini de olumsuz etkilediğini vurguladı.
Okul şiddetinin bireysel davranış sorunlarından öte, psikolojik, sosyal ve çevresel birçok faktörle bağlantılı olduğunu ifade eden Muratoğlu, şunları söyledi:
"Araştırmalar, aile içi şiddet, ekonomik zorluklar, sosyal dışlanma, zorbalık ve medyada maruz kalınan şiddet içeriklerinin öğrencilerin davranışlarını olumsuz etkileyebildiğini gösteriyor. Bu nedenle okul şiddetini önlemek yalnızca disiplin ve güvenlik önlemleriyle mümkün değildir."
Muratoğlu, öğrencilerin psikolojik ihtiyaçlarının dikkate alınmasının, sosyal ve duygusal becerilerinin geliştirilmesinin ve rehberlik hizmetlerinin güçlendirilmesinin önemine işaret etti. Ayrıca empati, saygı, sorumluluk ve yardımlaşma gibi değerlerin kazandırılmasının, öğrencilerin kendilerine ve çevrelerine zarar vermeyen bir davranış anlayışı geliştirmesine katkı sağlayacağını belirtti.
Okul güvenliğinde toplumun tüm kesimlerine görev düştüğünü hatırlatan Muratoğlu, şunları söyledi:
Eğitim kurumları, aileler, psikologlar, sosyal hizmet uzmanları ve güvenlik birimleri arasında güçlü bir iş birliği kurulmalı.
Tehdit değerlendirme ekipleri ve erken uyarı sistemleriyle riskli durumlar erken aşamada tespit edilip önlemler alınabilir.
Açıklamasının sonunda Muratoğlu, okulların sadece akademik bilginin verildiği yerler olmadığını, aynı zamanda öğrencilerin kendilerini güvende hissettikleri sosyal gelişim alanları olduğunu vurguladı ve tüm kurumları ortak sorumluluk bilinciyle hareket etmeye çağırdı.