Kanber, "Vergi yükünün adaletli ve dengeli dağılımı anayasal bir zorunluluktur, ancak uygulamada bunun karşılığı yoktur" dedi.
Kanber, Anayasa'nın 73. maddesine atıf yaparak vergilerin mali güce göre alınması gerektiğini vurguladı. Tek işverenden gelir elde eden kamu emekçilerinin maaşlarının vergi kesintisine uğradığını, buna karşın birden fazla işverenden gelir elde edenlerin ve kurumlar vergisi mükelleflerinin çeşitli istisna ve teşviklerden yararlandığını söyledi.
2026 yılı bütçesine de değinen Kanber, öne çıkan kalemleri şöyle sıraladı:
Toplam 16 trilyon liralık harcamanın yaklaşık 3 trilyon lirası faiz ödemelerine ayrıldı; Ocak ayında ödenen faiz 458 milyar lira oldu.
Araç, köprü ve yolcu garantili projelere 238 milyar lira kaynak ayrıldı.
1 trilyon 741 milyar liralık kurumlar vergisinin 768 milyar liralık kısmı istisna ve teşvikler nedeniyle alınamadı.
Kanber, bütçe gelirlerinin büyük bölümünün ücretlilerden ve dolaylı vergilerden sağlandığını, KDV ve ÖTV'nin dar gelirli üzerindeki yükünü artırdığını kaydetti.
Kanber, taleplerini şu şekilde sıraladı:
Açlık sınırındaki ücretlerin vergi dışı bırakılması, yoksulluk sınırındaki gelirlerden alınan verginin yüzde 10'a düşürülmesi
Tüketim mal ve hizmetlerindeki KDV ve ÖTV oranlarının sıfırlanması
İş yerlerinde kreş ve bebek bakım odalarının açılması
Görevde yükselme ve unvan sınavlarında yazılı puanın esas alınması
Hazine ve Maliye Bakanlığı'nın Mali Hizmetler Sınıfı altında yeniden yapılandırılması
5510 sayılı yasanın yol açtığı mağduriyetlerin giderilmesi ve kamusal emekliliğe daha fazla kaynak ayrılması
Kanber açıklamasını, "Vergide adalet sağlanmadan toplumsal adalet sağlanamaz. Dar gelirlinin omzundaki yük hafifletilmeli, servet aktarımına dayalı politikalar terk edilmelidir" sözleriyle tamamladı.