Yılmaz, sendikacılığın kişisel menfaat için yapılacak bir alan olmadığını vurgulayarak, ilke ve duruşun her şeyden önemli olduğunu ifade etti.
Sendikal mücadelenin kimseye yalakalık yapmadan yürütülmesi gerektiğini belirten Yılmaz, meslek ne olursa olsun insanın onurunu ve bağımsızlığını koruması gerektiğini söyledi. "Hele ki sendikacılık yapıyorsan, kimseye mecbur olmadığını bilmelisin. Gerçek sendikacılık menfaat için yapılmaz" diyen Yılmaz, sendikacılığın bir ticarethane ya da hatır–gönül ilişkisi olmadığını dile getirdi.
Sendikacıların yanlış gördükleri durumlar karşısında sessiz kalmaması gerektiğini ifade eden Yılmaz, bazen kırmayı ve gerektiğinde koparmayı göze alabilmenin önemine dikkat çekti. Yılmaz, "Sendikacılık el pençe divan durup, yanlışı sorgulamadan onay vermek değildir. Gerektiğinde yeni bir sayfa açmayı, hata yaptığında ise özür dilemesini bilmek gerekir" dedi.
Sendikacılığın bir "pazar yeri" gibi görülmemesi gerektiğini de vurgulayan Yılmaz, ilkelerin ve değerlerin korunmasının önemine işaret ederek, sapla samanın birbirine karıştırılmaması gerektiğini söyledi.
Aksi halde kurulan düzenin yıkılabileceğini ifade eden Yılmaz, sendikal mücadelede dürüstlük ve şeffaflığın esas olması gerektiğini belirtti.
Açıklamasının sonunda sendikacılıkta tavizsiz bir duruş sergileyeceklerini vurgulayan Yılmaz, "Bizim yolumuz nettir: Ya herkes doğru sendikacılık yapacak ya da kimseye sendikacılık adı altında sahtekârlık ve düzenbazlık yaptırmayacağız" ifadelerini kullandı.