Karal, Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı’nın yanıtlaması talebiyle yazılı soru önergesi verdi.
Karal, Gönen Çayı ve Manyas Kuş Cenneti’nin hem tarımsal üretim hem de biyolojik çeşitlilik açısından stratejik öneme sahip olduğunu vurgulayarak, “Son yıllarda sanayi ve organize sanayi bölgeleri kaynaklı deşarjlar, evsel atık sular, yoğun pestisit kullanımı ve madencilik faaliyetleri nedeniyle bölgedeki su ve toprak kalitesi ciddi şekilde tehdit altında” dedi.
Bölgede faaliyet gösteren Ağır Metal Organize Sanayi Bölgesi’nin su ihtiyacının Manyas Gölü’nden karşılanmasının planlandığını ve Gönen Çayı’ndaki kirliliğin yetersiz arıtma tesisleri ile denetimsiz deşarjlardan kaynaklandığını hatırlatan Karal, “Bu iddialar kamuoyunda ciddi endişe yaratmaktadır” ifadelerini kullandı.
Uluslararası öneme sahip bir ekosistem tehlikede
Manyas Gölü’nün Ramsar Sözleşmesi kapsamında korunan, 200’ü aşkın kuş türüne ev sahipliği yapan uluslararası öneme sahip bir sulak alan olduğunu belirten Karal, ekosistemde yaşanacak bozulmanın kuş göç yollarını, balık popülasyonlarını, tarımsal sulamayı ve hayvancılığı doğrudan etkileyeceğini vurguladı. Karal, “Ramsar koruması altındaki bir kuş cennetinin sanayi ve maden baskısıyla karşı karşıya kalması, doğa ve tarım politikalarımız açısından ciddi bir durumdur. Bu tabloya kayıtsız kalmak, gelecek nesillere karşı sorumluluğumuzu yok saymak anlamına gelir” dedi.
Bakanlığa yöneltilen sorular
Milletvekili Karal, Bakan Yumaklı’ya yönelttiği soru önergesinde, Manyas Kuş Cenneti ve Gönen Çayı’ndaki kirlilik ve madencilik baskısının neden etkin biçimde önlenmediğini, bu alanlardan sanayi için su alınmasına izin verilip verilmediğini ve Gönen Çayı’ndaki kirliliğin kaynağına ilişkin tespitleri sordu. Ayrıca, bölgede düzenli su kalite ölçümlerinin yapılıp yapılmadığı, maden izin süreçlerinde tarım arazileri ve su kaynaklarının neden öncelikli olarak korunmadığı, kuş yaşamı üzerindeki etkilerle ilgili bilimsel çalışmaların olup olmadığı ve çiftçilere sağlanan destek veya tazminat bilgilerini talep etti.
Karal, “Bölgedeki madencilik faaliyetlerinin tarım alanları, su kaynakları ve ekosistem üzerindeki etkileri açıklığa kavuşturulmalıdır” diyerek, Ramsar koruması altındaki alanların korunmasının aciliyetine dikkat çekti.