Kağıt üzerinde 79 üyeden oluşan meclis, son aylarda toplantıların ilerleyen bölümlerinde neredeyse yarı yarıya boşalıyor. Son oturum ise durumun boyutunu daha net gösterdi: Salonda divan dahil yalnızca 10 kişi kaldı.
Her ay benzer bir tablo yaşanıyor. Yoklamanın ardından gündem maddeleri okunuyor, konuşmalar yapılıyor… Ancak zaman ilerledikçe kapılar açılıyor, koltuklar sessizce boşalıyor. Son toplantının sonunda geriye kalan 10 kişiden 4’ünün divan üyesi olması, aktif olarak oturan meclis üyesi sayısının 6’ya düşmesi dikkat çekti.
Adeta “Meclis boş kalmasın” diye nöbet tutuluyormuş hissi veren manzara, artık istisna olmaktan çıkmış durumda. Aylar boyunca hemen her toplantıda aynı görüntü tekrarlandı; meclis toplantılarının ilk bölümü dolu, son bölümü ise oldukça tenha geçiyor.
TTSO Meclis Başkanı Şadan Eren de bu duruma toplantı sırasında açıkça değindi. Sözleri salona yayıldığında hafif bir gülüşme oldu ancak mesajı yerine ulaştı:
“Dinleyen yok. En önemlisi mecliste kişi kalmıyor. Öyle bir oldu ki divan sizden kalabalık.”
Eren’in bu sitem dolu ifadesi, sorunun artık yapısal bir hale geldiğinin de işareti niteliğinde.
Peki ilgi neden azalıyor?
Sorunun cevabı salonda da havada asılı kaldı.
Gündem maddeleri mi uzun, sabır mı kısa, yoksa sistem mi yoruldu?
Belki hepsi biraz… Belki de hiçbiri tam olarak değil.
Ancak bir gerçek var: Toplantı ilerledikçe koltuklar her ay biraz daha erken boşalıyor.
TTSO Meclisinde yeniden tam katılım sağlanması için yeni bir gündem, yeni bir dinamizm gerektiği konuşuluyor. Meclisin gerçekten dolacağı günün ise büyük olasılıkla seçim atmosferinin kapıya dayanmasıyla olacağı yorumları yapılıyor.