Söyleşide eğitim hayatından akademik kariyerine, dünya görüşünün oluşumundan siyasete uzanan süreci samimi ve akıcı üslubuyla anlatan Kepenek, öğrencilik yıllarında farklı etnik diller konuşan öğrencilerin Türkçe üzerinden kaynaşmasının önemine dikkat çekti. Rize Lisesi’ni ve Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi’ni dışarıdan bitirdiğini, ardından New York University’de devlet bursuyla ekonomi doktorası yaptığını paylaşarak gençlere azim ve kararlılık mesajı verdi.
Cumhuriyet’in kurucu değerlerine bağlılığını vurgulayan Kepenek, devrimlerin dünya çapındaki önemine değindi. Özellikle 1960 Anayasası’nın sağladığı özgürlük ortamının sanat ve kültür hayatına katkılarını örneklerle anlattı. Siyasete giriş sürecini, terör ortamında kurşunlanmasını ve dönemin yetkililerine fotoğrafını verdiği zanlının yakalanamayışına dair sitemini de katılımcılarla paylaştı.
Şaka yapmayı ve müziği çok sevdiğini ifade eden Kepenek, çocuklara mutlaka bir enstrümanla ilgilenmeleri tavsiyesinde bulundu. Yöre insanına duyduğu sevgiyi dile getirerek, Ardeşen’den çıkan ve marka yaratan isimlerle gurur duyduğunu söyledi.
Başarısının sırrını ise, her yağmurda “Allah’ım eyyam et de çalışayım” diyerek havanın açmasını dileyen babaannesinin duasına ve bilginin gücünü erken yaşta keşfetmesine bağlayan Kepenek, gençlere üç kelimelik bir reçete sundu: “Çalışmak, çalışmak, çalışmak.”
Soru-cevap bölümünde Cumhuriyet tarihi, üretim ekonomisi ve güncel siyasete ilişkin değerlendirmeler yapılarak interaktif bir ortam oluştu. Program, tulum sanatçıları Özbay Demirciler ve Necla Öztürk’ün seslendirdiği yöresel ezgilerle sona erdi.