23 Nisan'da Silivri açıklarında meydana gelen 6,2 büyüklüğündeki deprem ve devamındaki artçılar İstanbulluları paniğe sevk ederken, sosyal medya kullanıcıları hem bireysel hem de kurumsal çapta hangi önlemleri alabileceklerini tartışıyor.
Uzmanlar 7 üzeri olası bir depremin yaratacağı ivmenin şehrin her sokağını farklı ölçüde etkileyeceği görüşünde. Ancak pek çok kişi, yaşadığı sokağın ne denli deprem riski taşıdığını veya binalarının dayanıklı olup olmadığını bilmiyor.
İçişleri Bakanlığı Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı'nın (AFAD) hazırladığı Türkiye Deprem Tehlike Haritaları'nın etkileşimli internet sitesi, ülkenin dört bir yanından yurttaşlara kendi sokaklarının deprem riskini analiz etme imkanı tanıyor.
Kullanıcılar adres veya koordinat girerek yaşadığı bölgelerin deprem ivmesini ve risk değerini öğrenerek bu etkileşimli haritayı bir hareket noktası olarak kullanabilir.
İlk olarak 1996'da yürürlüğe giren harita 2018'de AFAD tarafından güncellenmişti. Söz konusu güncellemede bir önceki haritadan farklı olarak “deprem bölgeleri” yerine “en büyük yer ivmesi” değerleri gösterilmeye başlamıştı.
AFAD önceki hafta 2025 yılı Türkiye Deprem Tehlike Haritası'nı yayınlayarak yeniden bir güncelleme yapıldığını duyurmuştu.
Etkileşimli haritalar, kullanıcıların belirli koordinatları seçebileceği, bölgelere özel bilgiler edinebileceği ve farklı alanlar arasında gezegebileceği web siteleri anlamına geliyor.
AFAD'ın etkileşimli risk haritasına da https://tdth.afad.gov.tr adresinden ulaşmak mümkün.
Adrese girdikten sonra açılan sayfada kullanıcılar, e-Devlet bilgilerinizle sisteme giriş yapıyor. Bu adım kimlik doğrulaması için gerekli.
Giriş yaptıktan sonra ana sayfanın sol üst köşesinde "Adres Sorgulama" bölümü yer alıyor. Kullanıcılar buradan il, ilçe ve mahalle bilgilerinizi girerek sorgulama yapabiliyor.
Etkileşimli haritada herhangi bir mahalle veya sokakta arama yapan kullanıcılar bir sokağın risk görünümünün hemen yakındaki bir diğer sokaktan farklı olduğunu görebilir.
Zira bu riski etkileyen bir dizi faktör var. Zemin türü bunlardan biri. Kaya zeminler deprem dalgalarını daha az büyütürken, yumuşak, gevşek zeminler (örneğin dolgu alanlar, alüvyonlar) deprem dalgalarını büyütüyor ve daha büyük ivmelere yol açıyor.
Benzer şekilde fay hattına uzaklık, yer şekilleri ve yeraltı su seviyesi de bu ivmeleri etkileyebiliyor. Nitekim suya doygun zeminler sıvılaşabiliyor ve bu da ivmeyi artırabiliyor.
Çarşamba günü meydana gelen 6.2'lik depremde bina içindeki yapılarda hasar oluştuğuna dair görüntüler sosyal medyaya yansırken Silivri Devlet Hastanesi'ndeki hastalar, hastanenin bahçesine tahliye edilmişti.
Hastane binasının bulunduğu sokağı ve mahalleyi etkileşimli haritada görüntülemek mümkün.
Haritada Silivri Devlet Hastanesi'nin yer aldığı Nedim Beyazgül Sokak'ın deprem risk analizinde açık renkte, hastaneye çok yakın konumdaki diğer sokakların ise daha koyu bir kırmızıyla işaretlendiği görülebilir.
Nedim Beyazgül Sokak'ın risk analizini görüntülemek için şu adımları izlemek gerekiyor:
1. Sol menüdeki "Bilgi al" butonuna tıklayın.
2. Ardından imleci bilgi almak istediğiniz sokağa getirerek üzerine tıklayın.
3. Açılan pencerede Katman, Değer, Enlem ve Boylam bilgileri yer alır.
Burada kullanıcılar Katman ve Değer bilgilerini kaydedebilir. Bu bilgiler seçili sokağın deprem riski analizini yapmayı sağlıyor.
Silivri Devlet hastanesi örneğinde haritadan elde edilen bilgiler, "PGA 475 / 0.320 g" şeklinde.
PGA 475 katmanı kabaca, "Bu bölgede 475 yılda bir olacak büyüklükte bir depremde, yerin sallanması (ivmesi) ne kadar olur?" demek.
475 yılda bir olan seyrek depremler genelde büyük ve ciddi sarsıntılar anlamına geliyor ki bu da uzmanların beklediği büyük İstanbul depremiyle uyumlu.
Yani AFAD haritasındaki risk analizi 475 yılda bir olacak büyük bir deprem senaryosuna göre hesaplanmış oluyor.
Buradaki PGA ifadesi "maksimum yer ivmesi" demek. Söz konusu ifade beklenen deprem sırasında yerin en hızlı sallanacağı anı belirtiyor.
"0.320 g" ise risk değerini belirtmek için kullanılıyor. Bu ifadedeki "g" harfi de, yerçekimi (İngilizce gravity) için kullanılan bir ölçü birimi.
Söz konusu değerlerin deprem riski açısından yorumlanışı şu şekilde:
0.1 g ve altı: Düşük riskli bölgeler
0.1 g – 0.3 g arası: Orta riskli bölgeler
0.3 g – 0.6 g arası: Yüksek riskli bölgeler
0.6 g üzeri: Çok yüksek riskli bölgeler
Silivri Devlet Hastanesi örneğinde harita üzerinde işaretlenen bölgeye verilen 0.320 g değeri, 475 yılda bir olabilecek büyük bir deprem sırasında yerçekiminin yüzde 32’si kadar bir ivmeyle yerin sallanacağı anlamına geliyor.
0.320 g, tam olarak "yüksek risk" bölgesinin başlangıcında yer alıyor.
Tüm bu hesaplama hastane binasının bulunduğu bölgenin deprem açısından tehlikeli sayıldığını gösteriyor. Yani buradaki yapıların mutlaka deprem yönetmeliğine uygun yapılması gerekiyor.
Uygun olmayan yapılarda bu deprem riski altında ciddi hasar oluşabilir.
Kullanıcılar bölgelerinin deprem riskini öğrendikten sonra bina tespit uygulamalarını kullanarak belediye yönetimlerinden binalarını incelemesini isteyebilir.
Örneğin İstanbul Büyükşehir Belediyesi'nin (İBB) Hızlı Tarama Tespiti Projesi mevcut.
Kullanıcılar https://binatespitiformu.ibb.gov.tr/basvuru/ adresinden başvuru oluşturarak talepte bulunabiliyor.
Yapılacak inceleme sonucunda Yüksek Risk barındırdığı tespit edilen binalara ait sonuç bilgileri, binanın bulunduğu İlçe Belediyesi ile paylaşılıyor. Böylece ilçe belediyesinin yetkisi dâhilinde yapının sahiplerinden 6306 sayılı Kanun veya Türkiye Bina Deprem Yönetmeliği (2018) kapsamında inceleme yaptırılması isteniyor.
Hem kiracılar hem de konutun sahipleri bu başvuru sistemini kullanarak talepte bulunabiliyor. Ancak istenen bilgiler arasında tapu fotoğrafı, ada ve parsel bilgileri de var.