İstanbul Sanayi Odası (İSO) tarafından hazırlanan “Hayvancılık Sektörüne Bakış: Hayvancılıkta Yaşanan Sorunlar ve Çözüme Dair Yeni Yaklaşımlar” raporu, Türkiye’de hayvancılığın mevcut durumunu ve sektördeki yapısal sorunları gözler önüne serdi. Raporda, Karadeniz ve Doğu Anadolu’nun hayvancılık açısından kritik üretim alanları olduğu vurgulandı.
Rapor, Türkiye’de son 13 yılda canlı hayvan ve et ithalatına 10,6 milyar dolar harcanırken, sektöre verilen desteklerin 8,88 milyar dolar seviyesinde kaldığını ortaya koydu. Bu durum, üretim yerine ithalata dayalı bir modelin geliştiğini ve bunun uzun vadede sürdürülemez olduğunu gösteriyor.
Hayvancılıktaki en önemli sorunlardan biri olarak yem maliyetleri ve mera kullanımındaki problemler öne çıktı. Türkiye’de kaba yem açığı yaklaşık yüzde 25 seviyesinde. Raporda, meraların mülkiyet sorunları ve düşük verim nedeniyle yeterince kullanılamadığı, hayvancılık ile mera arasındaki ilişkinin büyük ölçüde koptuğu belirtildi.
Raporda, Doğu Karadeniz’in coğrafi yapısı ve geniş otlak alanlarının küçükbaş hayvancılık açısından önemli bir potansiyel sunduğu ifade edildi. Uzmanlara göre Trabzon, Rize, Artvin ve Gümüşhane, dağlık yapı, doğal meralar ve geleneksel üretim kültürü sayesinde sürdürülebilir hayvancılık için güçlü bir altyapıya sahip. Ancak kırsaldan göç ve küçük aile işletmelerinin kapanması, potansiyelin tam olarak kullanılmasını zorlaştırıyor.
İSO, çözüm olarak daha örgütlü ve verimli bir üretim modeli öneriyor. Buna göre:
Küçük ölçekli ama örgütlü üretim
Yerel üretimi destekleyen politikalar
Veri temelli tarım yönetimi
Meraların etkin kullanımı
öncelik haline getirilmeli.
İSO Yönetim Kurulu Başkanı Erdal Bahçıvan, hayvancılığın yalnızca ekonomik değil, gıda güvenliği ve ulusal güvenlik açısından stratejik bir alan olduğunu belirtti. Bahçıvan, sürdürülebilir bir gelecek için hayvancılığın planlı ve üretim odaklı bir politika ile yeniden yapılandırılması gerektiğini vurguladı.