Ziynet eşyalarının zekâtı, İslam hukukunda tartışmalı bir konu olmuştur. Altın ve gümüşten yapılmış ziynet eşyaları, zekât için gerekli diğer şartları taşıdığı takdirde, Hanefî mezhebine göre zekâta tâbidir. Bu durumda, 80.18 gram veya daha fazla altın bulunan ziynet eşyalarından bir yıl geçtikten sonra, kırkta biri oranında zekât verilmesi gerekir.
Ancak, Şâfiî, Mâlikî ve Hanbelî mezheplerine göre, kadının günlük olarak kullandığı ziynet eşyası, asli ihtiyacı sayılır ve bu nedenle bu eşyalar üzerinden zekât verilmesi gerekmez. Bu görüşe göre, kadınlar sadece yatırım amaçlı, yani kullanmadıkları ziynet eşyalarından zekât vermekle yükümlüdür.
Mehir ve Ziynet Eşyalarının Zekâtı
Fetvalarda, kadına evlilik sırasında verilen mehirin de zekâtı gerektirdiği belirtilmiştir. Hicri bir yıl geçtikten sonra, mehir üzerinden de zekât verilmesi gerektiği ifade edilmiştir. Kadının mehrini ziynet olarak kullanması durumunda, Hanefî mezhebi dışında, diğer mezheplere göre zekât vermesi gerekmez.
Öte yandan, ziynet olarak kullanılan altının israfa varacak şekilde fazla olmaması gerektiği de vurgulanmıştır. İsrafın miktarı ile ilgili klasik kaynaklarda belirli bir sınır konulmuş olsa da, bunun yerel örfe göre belirlenmesi daha uygun olacaktır.
Sonuç olarak, altın ve gümüşten yapılmış ziynet eşyası olan kadınların, bu eşyaların zekâtını verip vermeyecekleri, hangi mezhebi takip ettiklerine ve eşyalarının kullanım amacına bağlı olarak değişiklik göstermektedir.